Bölüm 1: Çay İsten Mi? | Evlilik Ltd. Şti

Evlilik Ltd. Şti. – Bölüm 1: Çay İsten Mi? (Senaryo)


Şirket Olmak Zordur

Patron yanında asistanı ile birlikte giriş kapısına doğru ilerler. Üzerlerindeki takım elbiseler daha adlarını söylemeden “beyefendi” diye hitap etmek gerektiğini anlatmaktadır. Kapıdaki görevli onları büyük bir saygıyla karşılar. Görevlinin yaka kartında “Evlilik Ltd. Şti.” yazmaktadır ama fazla belli olmaz. Gerek yok çok belli etmeye. Dur, dikkatim dağıldı. Ne diyordum?

“Şirket olmak zordur.”
– Patron’un Zihnindeki Ses

Evet, bu benim: Patron. Devam edelim. Cam kapıdan içeri girerler. İçerideki görevliler patronu görür görmez selam vermek için birbirleriyle yarışırlar.

“Şirket olmak zordur. Ama şirketi ayakta tutmak daha zor…”
– Patron’un Zihnindeki Ses

Neyse sonra asansörlere doğru ilerledik işte. Bu sırada bizim ekip de toplantı odasında toplanmıştı. Tüm birim temsilcileri toplantı masasının etrafında oturmuş tartışıyordu. Finans Departmanı sorumlusu her zamanki gibi ekrana yansıttığı… Aman Allah’ım! Sinematik etkiyi unuttum. Çok özür diliyerek sahneyi baştan alıyorum.

Finans Departmanı sorumlusu, muhtemelen ekrana yansıttığı grafikleri göstererek, konuşmaktadır. Yüzü gözükmez, sadece sesi duyulur.

“Son 6 ayda yapılan harcamaları da göz önünde bulundurduğumuzda projeyi devam ettirebilmek için ek kaynaklara ihtiyaç olduğu açıkça görülmektedir.”
– Finans

Asansörün kapısı açıldı. Açılır… Asansörün kapısı açılır. Patron ve asistanı asansörden çıkarken sekreter onları karşılar.

“Hoş geldiniz efendim.”
– Sekreter

Başımla selamı alıp yoluma devam ediyorum. Ve vurucu dış ses…

“Her şey güzel başlar.”
– Patron’un Dış Sesi

Toplantı odasına geri dönüyoruz ve sahne akıyor. Finans konuşmasına kaldığı yerden devam eder.

“Yaptığımız yatırımların orta vadede getirisinin düşük olduğu da gözden kaçırmamamız gereken önemli bir nokta.”
– Finans

Muhasebe departmanı sorumlusu toplantı masasına başını koymuş uyuduğunu gösteren görüntü akarken Patron’un dış sesi duyulur.

“Tüm birimler uyum içinde çalışır.”
– Patron’un Dış Sesi

Yalan değil. Muhasebe departmanı sorumlusunun hemen karşısındaki YK Üyesi de uyuyor baksanıza. Burayı keselim lütfen. Benden devam ediyoruz. Koridorda bir kahraman edasıyla, edasıyla değil direkt bir kahraman gibi yürümeye devam ediyorum. Finans da toplantı odasında sunumuna devam ediyor.

“Şirket sürekli kazanır.”
– Patron’un Dış Sesi

“Gördüğünüz gibi eğitim yatırımlarımızın tamamlanması için 2 seneye…”
– Finans

“Kısacası her şey yolunda gider.”
– Patron’un Dış Sesi

“Birçok birimimize de bu eğitim gelirleri aktarılıyor.”
– Finans

“Ta ki…”
– Patron’un Dış Sesi

Dramatik girişimiz bu kadar. Sıkıcı kısım başlıyor. Hadi bakalım. Artık toplantıya geçelim. Demiştim işte. Toplantı odasının kapısı açar açmaz ilk gördüğüm şey Finans’ın ekrana yansıttığı grafikler oldu. Eyvah eyvah. Bu grafiklerin hepsi aşağı yönlü. Niye öyle olmuş ki? Kapıda fazla oyalandığımı görünce benim asistanla sekreter bir sorun mu var diye bana baktılar. Finans sorumlumuz kendisini sunumuna fazla kaptırdığından benim geldiğimi fark etmedi bile. Usulca yerime geçip oturdum. Şu hale bak masadaki herkes uyumak üzere.

“Tüm bu veriler göz önünde bulundurulduğunda şu anki bütçemizin sadece kendi giderlerimizi karşılamaya yettiği…”
– Finans

Geldiğimi ilk fark eden YK Üyesi oldu. Adı neydi bunun acaba?

“Hoş geldiniz başkanım”
– YK Üyesi

Onu duyunca herkes doğrulup kendine çekidüzen vermeye başladı. Gayrimenkul departmanı sorumlusu hariç… Yanında oturan Muhasebe departmanı sorumlusu onu dürtmese horlamaya başlayacaktı neredeyse. Bak bak, şuna bak. Uyanır uyanmaz, sanki hiç uyumamış gibi önündeki dosyaları eline aldı. Ters tuttuğundan haberi bile yok.

“Hoşbulduk.”
– Patron (=Ben)

Finans, beni daha yeni fark ediyordu. Bu adam sunum yapmaya başlayınca kendisini CEO sanıyor.

“Hoş geldiniz başkanım. Ben de son finansal durumlardan bahsediyordum.”
– Finans

Uyuyanlara bakınca başka bir konu olmasını beklemek abes olur zaten. Bir saniye, telefonum çalıyor.

“Ben sunumu…”
– Finans

“Affedersin, buna bakmam gerekiyor.”
– Patron

Finans cümlesini tamamlayamadan ağzı açık öylece kalmış oldu ama bu telefona da cevap vermem gerekiyordu. Bu kısmı hızlı atlayabiliriz. Konuşmaları bilmenize gerek yok. Hızlandırılmış video sesi hayal edin yeter. Sonra da telefonu kapatıp bir süre öylece durduğumu getirin gözünüzün önüne. Aslında…

“Başkanım?”
– Finans

“Hı… He evet… Buyrun sizi dinliyorum.”
– Patron

Ben sunumu tamamladım sizin ekleyeceğiniz bir şey yoksa…

Finans

Yok, yok… Oturabilirsiniz.

Patron

Finans da yerine oturduğuna göre konuşma sırası bende olmalı.

Durum gördüğünüz gibi arkadaşlar. Bu projeye çok ihtiyacımız var ancak işlerin iyi gittiğini söylemek hayalcilik olur.

Patron

Telefonuma mesaj geldi. Şuna hızlıca bir cevap yazıp… Tamam, toplantıya dönebiliriz.

Ne diyordum? Evet, Finans bizim için ciddi bir sorun. Muhtemelen diğer departmanlarda da benzer durumlar vardır.

Patron

Başkanım… Biz finans departmanı olarak projenin ertelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Daha uygun finansal koşullar altında…

Finans

Siz görmüyorsunuz tabi ama Finans daha sözünü bitirmeden ben başımı iki yana sallamaya başladım bile.

Süreci uzatmak için görüşmelere başlayabiliriz. Bu durum çözüm ortağımız için de…

Finans

Buraya projeyi tartışmak için değil çözüm bulmak için toplandık.

Patron

Lojistik sorumlusu önünde duran dosyayı eline alıyor. Surata bak, kötü bir şeyler söyleyecek muhtemelen.

Mesafe çok fazla… Lojistik departmanı olarak bunun altından kalkabilir miyiz bilemiyorum.

Lojistik

Beklediğim kadar kötü olmadı bu. Muhasebe departmanı da önündeki dosyayı incelemeye başladı. İlk defa baktığı ne kadar belli. Gözlerini kocaman açtı, bak. Alınacaklar listesini görmüş olmalı.

Yuh! Bu ne?

Muhasebe

Herkesin kendisine baktığını çabuk fark etti. Haklı millet, patrona yuh denir mi hiç? Ayıp denen bir şey var… dı bir zamanlar.

He şey… Dosyadaki listeden taviz verilmeyecekse, şirket olarak bu projenin altından kalkamayız. Yani bugüne kadar yaptığımız bütün satın almaları toplasak bunun onda biri etmez. Ama isterseniz 240 aylık bir ödeme planı çıkarabilirim.

Muhasebe

Diğer birimler?

Patron

Yaaaaani. Şimdii… Bir gayrimenkuul… Hadi diyelim kiralayacağız illa. Finans durumu malum…

Gayrimenkul

Finans, Gayrimenkul’e pis bir bakış attı ama kimse asıl sorunu görmüyor mu? Gayrimenkul dosyaları hâlâ ters tutuyor. Nasıl okuyor bu adam?

Bir de organizasyon mekanı… Yani nereden baksaan.. Yok ya yine çok. Çok yani… Olmaz. Zor.

Gayrimenkul

Konsept danışmanı, deminden beri sırf havalı olsun diye elinde tuttuğu kalemin kapağını kapatıp dosyanın tam yanına simetrik olacak şekilde koydu.

Organizasyon mekanında yapacağımız düzenlemeleri bütçeye göre ayarlayabiliriz ancak vereceğimiz tavizler elbette projenin işleyişini pek tabi…

Konsept

Nece konuşuyor bu yine ya?

Neyi ayarlayacaksın Allaasen?

Muhasebe

Noluyor ya?

Buraya bir liste yazmışın içinde bir ben yokum. Biz daha ilk sayfayı bitirmeden iflas masası ayağımıza gelir.

Muhasebe

Merak etmeyin profesyonel bir çalışma ile sizi bile hayran bırakacak bir konsept hazırlayabilirim. Anlamamanızı anlıyorum pek tabi.

Konsept

Telefon çalıyor. Başıma bela alıyorum ama toplantıda da ikide bir telefon açılmaz ki. Sessize alayım bari.

Ben size hemen 1 – 2 konsept…

Konsept

Maalesef o kadar vaktimiz yok. Bugün burada bir karara varmamız gerekiyor. Bu süreç belirsizliğini korumaya devam ederse korkarım ki şirket hisselerimiz ciddi düşüş yaşayacaktır.

YK Üyesi

Bu tartışmalara gerek olduğunu düşünmüyorum.

İnsan Kaynakları

Ben içeriye girerken peşimden gelip yanıma oturan Asistan toplantının başından beri konuşmaları takip etmeye çalışıyordu. Bir yandan da notlar alıyor. Ne yazıyor ki? Dur şimdi, konumuz bu değil.

Kesinlikle. Şu anda acil bir çözüme ihtiyacımız var. Şimdi mesele şu: Bütçe yok, mesafe uzun, vakit az ve en önemlisi sosyal, mesleki, siyasi, ticari, idari, nihai, kedi, kredi, kobi, kısaca konuyla alakalı alakasız her çeşit çevremiz tarafından baskı altındayız. Ve bu projeyi yapmak zorundayız.

Patron

Ya neden başkanım? Zorunda falan ayıp oluyor ama…

Finans

Elbette değilsiniz. Tabi eğer hayatınızın geri kalanını, kişi başına sıfır onda 3 metreküp oksijenin düştüğü, 8 gün önce kaybedilen çorabın buzdolabında çıkabileceği tek mekan olan standart altı bir öğrenci evinde devam etmek istiyorsanız.

Patron

Hee… O zaman… Tabi canım. Zorundayız. Zorundayız arkadaşlar. Tabi…

Finans

Yani, öğrenci evine de dönmeyelim tabi ama proje de o kadar kolay değil şimdi. Yani finans departmanının yaptığı…

İnsan Kaynakları

Finans, başını koluna yaslamış gibi yaparak eliyle yüzünü benden saklamaya çalıştığını o kadar belli ediyor ki ona bakmayan İnsan Kaynaklarına, kaşlarını yaylı sistem gibi yukarı aşağı oynatarak mesaj vermeye çalıştığından adım gibi eminim.

…sunuma göre en az 100.000 TL’ye…

İnsan Kaynakları

Finans öksürürmüş gibi yapmaya başladı. İnsan Kaynakları’nın daha da konuşacağını anladı herhalde. Müdahale etme vakti geldi.

Ya arkadaşlar ben bunların hepsini zaten biliyorum. Bana çözüm lazım çözüm. Kimde var?

Patron

Sırayla masadaki herkese bakmaya başladım. Finans başını iki yana salladı. Konsept danışmanı… Kalemiyle havaya “x” çizdi. Değil mi? Bence de.

Taze bitti.

Muhasebe

Dün gelseydin… Yapardık bir şeyler de….

Gayrimenkul

İnsan kaynakları omzunu silkip başını iki yana salladı. Lojistik önündeki dosyaya bakıp dertli dertli düşünürken bir yandan da kafasını kaşımakla meşgul. Son konuşulanları duyduğundan emin değilim. Asistan da… Asistan hâlâ not alıyor. Ona boş boş baktığımı fark edince o da bana boş boş bakmaya başladı. İyi anlaşıyoruz aslında. “Ne var” der gibi başını sallıyor şimdi de.

Ne hacı, beni çağırdın buraya geldim işte. E ama sadıçlık da bir yere kadar şimdi… Bir şeyler yazarsın sonra lazım olur dedin yazıyorum işte.

Asistan

Allah seni bildiği gibi yapsın. Not defterini gösteriyor bir de. Baştan sona “Bir şeyler” yazmış. Çoluk çocuğu toplamışız buraya. Elimi niye alnıma sertçe vurup yüzümü sıvazladım ben ya? Hop, telefon çalıyor. Hee… “Müstakbel Yenge hanım! Çalarsa mutlaka aç!”. Kendisini bu şekilde kaydettiğimi görse zaten beni keser muhtemelen. Neyse toplantıdayım şimdi. Meşgule attık ama hadi hayırlısı.

Tamam. Peki. Şimdi. İşimize dönüp… Iıı… İlk önce lojistik meselesini çözelim.

Patron

Zor. Olmaz o iş. Bırak gitsin. Dönerse senindir dönmezse…

Lojistik

Af buyur?

Patron

Yahu Başakşehir’den Ümraniye’ye gidip gelin alacaksın. Düğün de Üsküdar’da… Ben şu an 2. köprüyü mü kullansak daha mantıklı yoksa 3. köprüye…

Lojistik

Ümitsizce başımı iki yana sallıyorum şu anda. Kayıtlara geçsin lütfen.

Ya da biz direkt boğazı yüzerek mi geçirtsek hiç uğraşmadan?

Lojistik

Yok. Hadi canım. Gülüyorum ama şaşkınlıktan. Düşünsenize boğazın kıyısındayız. Düğüne katılacak konvoy da kıyıda toplanmış. Asistan’la ben kalabalığın önünde duruyoruz. Lojistik de en önde… Komut veriyor.

Evet. Üç dediğimde… Bir… İki…

Lojistik

Asistanla birbirimize bakıyoruz.

Üç!

Lojistik

Düşünmesi bile korkunçtu. Başımı sertçe sallasam unutabilir miyim acaba? Sarsıntıdan görüntü gider belki. Gitmiyormuş.

Doğal, temiz, ferah, efil efil, miss… Ne diyorsun konseptçi?

Lojistik

Oldukça kreatif bir yaklaşım… Sizde bir potansiyel görüyorum. Eğer bir gün -ki yakında olması çok yüksek- işten atılırsanız mutlaka benimle iletişime geçin.

Konsept

Yok olmaz, mümkün değil. O kadar davetli… İnsan kaynağımızdan ciddi kayıp olur bu. İnsan kaynakları birimi olarak bu fikre şiddetle karşı çıkıyoruz.

İnsan Kaynakları

Saçmalamayın arkadaşlar…

Patron

Valla aga, başkansın falan diye bir şey demiyorum ama akıl kârı değil hani. Hadi yakından kız bulamadın anladık da… Bu konvoy değil ki bildiğin ücretsiz İstanbul turu.

Lojistik

Ya sen bana İstanbul içi olduktan sonra sorun yok demedin mi?

Patron

Dedim evet.. Ama bu başka şimdi. Yani Başakşehir’den… Gerçi Pendik Başakşehir de olabilirdi şimdi. Beterin beteri var demişler. İyi tamam, hallederiz.

Lojistik

Emin misin?

Patron

Koltuğuna kuruldu. Kesin saçmalayacak.

Hıh… Dediği şeye bak. Biz kaçın kurrasıyız oğluum. Heheey…

Lojistik

Oğlum derken?

Patron

Heh şöyle, azıcık ciddiyet.

Başkanım… Başkanım diyecektim, orada dilim sürçmüş de. Dil sürçmesi kötü bir hastalık. Her eve lazım…

Lojistik

Ben yine başımı iki yana salladım. Ümitsizlik ifadesi olabilir mi bu? Halledebilir mi acaba? Bir dakika ya, benim bir asistanım var. Ona sorayım.

Ne diyorsun?

Patron

Asistan önündeki çay fincanını eline aldı. Fincanı bana gösterip höpürdeterek çayı içti. Ben de kendi fincanımı aldım. Çayımdan höpürdeterek bir yudum içtim. Hooop…

Kafede Toplantı

Bir yudum içtiğim fincanı masaya bıraktım. Asistan’la birlikte kafede oturuyoruz. Yok yok, takım yok üstümüzde. Normal, sivil kıyafetler… Yok hayır geçmişe dönmedik. Ya yok zamanda yolculuğu unut. Ya kardeşim ufak detaylara takılmayın.

Eee?

Patron

Asistan “Ne eee?” der gibi başını salladı.

Ne diyorsun halledebilir mi?

Patron

Cık… Ama şu an yol en son derdin.

Asistan

O da doğru.

Patron

Geri dönelim. Fincanı elime almıştım tam ama nedense dalgın dalgın kısa bir süre fincana bakmaya başladım. Zormuş.

Ya sadıç nasıl yaptın sen? Okurken nasıl evlendin abi?

Patron

Asistan hafifçe arkasına yaslandı. Asistan dediğime bakmayın, eski dostuz biz. Al işte, havalı havalı yüzüğünü düzeltiyor herif.

Ya bırak, artist.

Patron

Gülüyor şimdi de.

Tamam neyse… Benim işe odaklanalım. Yolu en son düşünüyoruz o zaman.

Patron

Kafedeki masamda duran fincanımı elime alıp çayımdan höpürdeterek bir yudum aldıım. Hoop…

Şirket Meseleleri

Höpürdeterek bir yudum aldığım fincanımı şirketteki masama bıraktım. Biliyorum. Alışırsınız.

Tamam. Yolu en son düşünürüz. Şimdi, başka ne sorunumuz var?

Patron

Yemekler için benim düşündüğüm bir catering firması var ancak görüyorum ki sizin için fazlaca maliyetli olacak.

Konsept

Ya sahanda portakal soslu ıstakoz bilmem nesi yedirmeyeceğiz herhalde millete. Makul bir düğün yemeği ayarlayın gitsin.

Patron

O zaman… Bir çorba… Pilav… Emm… Etli… Yok yok tavuklu pilav…

Konsept

Oldu. Yanına da tulumba ayran verelim, millet çıkarken geline “başın sağolsun” desin. Cenaze yemeği mi bu? Çıldırtmayın adamı!

Patron

Ama siz de bir karar verin canım. Ucuz mu pahalı mı?

Konsept

Çaresizce elimi alnıma vurup yüzüme kapattım. Böylede çok karanlık oldu yav. O ne ya? Gözlerimi kapatınca sesleri daha net duymaya başladım. Asistan’ın kendi kendine söylendiğini duyabiliyorum. Bir akıllı bu değişik vardı o da… Allah affetsin. Bir dakika ya bunu ben söylemedim. Ben niye senin sesini duyuyorum? Patron, Konseptçi’ye sonsuza kadar… Aa, Asistanın iç sesini duyuyorum. Oğlum çekilsene kenara, bu benim hikayem. Dur iki dakika ya deftere yazı yazıyoruz şurada. Sen de mi beni duyuyorsun? Kafamı karıştırma. Patron, Konseptçi’ye bekar kalasın işşallah tepkisi verdi. Bir şeyler, Bir şeyler, Bir şeyler… Ses gitti. Defteri kapattı. Ee şimdi? Kapı açılıyor. Bir ayak sesi gittikçe yaklaşıyor. Yaklaşıyor. Yaklaşıyor. Ayak sesleri kesildi. Masaya bardak koydu biri. Tabak olsa daha farklı ses çıkardı. Yok yok bu bardak sesi. Heh bak, bardağa su koyuyorlar. Bu sesi nerede duysam tanırım, çay koyma sesi bu.

Başkan bey, çay isten mi?

Çaycı’nın Sesi

Ellerimi yüzümden çektim, bir de ne göreyim? Bizim çaycı. Çay koymuş, şimdi de sıratarak bana bakıyor.

Hani sen şimdi evliniyon ya. Heh işte çay isten mi?

Çaycı’nın kendisi

Çay mı?

Patron

Hee çay. Hemide gaççak çay… E şimdi evlenecen, ev alacan. Heh işte o evde akşam yenge hanımınan muhabbet iderkene yanınızda çay lazım olacak. Bak he dersen 9 kilo getirtiveririm bizim oralardan. He ne diyon?

Çaycı

Yok, benden bu kadar.

Yaa işte böyle. Sen sadece huzurlu, mutlu, mini minnacık, şirin bir yuva kurmak istersin millet gelir “çay” der. Çay! Çok yaşa ÇAY! Ama vazgeçmeyeceğim. Ne olursa olsun asla!

Patron’un Dış Sesi

Ben ağır çekimde masaya doğru mu düşüyorum şu anda? Yok başım düşüyor. Niye yaptıysam böyle bir şey. Masa yakından daha ürkütücü görünüyormuş. Son pişmanlık neye yarar? Her şeyiiii….

Yani galiba…

Patronun dış Sesi

Afedersiniz. Bakar mısınız? Heey? Şu yüzüme bir bakabilir misiniz rica etsem? Ben başımı kaldıramıyorum da. Şap diye bir ses geldi çünkü, o ses benden mi geldi bir emin olmam lazım. Bir kontrol edebilir misiniz? Lütfen? Kimse var mı? Heey? Burası niye karanlık?

Copyrighted.com Registered & Protected

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir